Müminin mümin üzerinde altı hakkı vardır: Hastalandığında onu ziyaret eder, öldüğünde cenazesinde bulunur, kendisini davet ettiğinde davetine icabet eder, onunla karşılaştığında selâm verir, aksırdığında ona hayır duada bulunur, yanında ve gıyabında onun için samimi davranır. - Hz. Muhammed (S.A.V.)-Ebû Hüreyre'
8 Kasım 2017 Çarşamba
21 Ekim 2017 Cumartesi
19 Ekim 2017 Perşembe
Yaratma sanatı
İlk yaratmada acizlik mi gösterdik ki (yeniden yaratamayalım)? Doğrusu onlar, yeniden yaratılış konusunda şüphe içindedirler. - Kâf - 15. Ayet
16 Ekim 2017 Pazartesi
Sahabeden Ümmü Ruman (r.a.), namaz kılarken sallanıyordu. Onu bu halde gören eşi Hazret-i Ebu Bekir, öyle bir azarladı ki, Ümmü Ruman neredeyse namazdan çıkacaktı. Daha sonra Hz. Ebû Bekir, şiddetle uyarmasının sebebini şöyle açıkladı:
– Resulullah (a.s.) şöyle buyuruyordu: “Herhangi biriniz namaza durduğunda her tarafı sakin olsun, Yahudiler gibi sallanmasın. Zira namazda her tarafın sükûnet içinde olması, namazın tamamındandır.”
6 Ekim 2017 Cuma
Görev
Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter. - Hz. Muhammed (S.A.V.)-Ebû Dâvûd, Zekât, 45
1 Ekim 2017 Pazar
Hayır
Müminin hâli ne hoştur! Her hâli kendisi için hayırlıdır ve bu durum yalnız mümine mahsustur. Başına güzel bir iş geldiğinde şükreder; bu onun için hayır olur. Başına bir sıkıntı geldiğinde ise sabreder; bu da onun için hayır olur. - Hz. Muhammed (S.A.V.)-Müslim, Zühd, 64
Hayır
3 Ağustos 2017 Perşembe
Amir b. Rebiy (ra) anlatıyor: “Peygamberimiz ile birlikte mescide gidiyordum. Yolda onun ayakkabısının bağı çözüldü. Hemen eğilip bağlamak istedim. Ama Peygamber Efendimiz (asm) ayağını önümden çekerek:
“Bir Müslüman muhtaç olmadıkça kendi işini başkasına gördürmemelidir. Ben başkasına hizmet gördürmeyi sevmem.” buyurdu.
27 Ekim 2016 Perşembe
Bir seferinde Fahr-i Kainat Efendimiz s.a.v. ashabıyla sükut halinde otururken, mübarek simalarında bir tebessüm beliriverir. Sahabi efendilerimizin sorarcasına bakışlarını fark edince şöyle buyurur:
“Müminin durumu ne kadar şaşırtıcıdır! Zira her işi onun için bir hayırdır. Üstelik bu başkasına değil, sadece mümine özel bir durumdur. Ona memnun olacağı bir şey gelse şükreder, bu hayırdır. Hoşlanmadığı bir zarar gelse sabreder, bu da onun için hayır olur.”
26 Ekim 2016 Çarşamba
24 Ekim 2016 Pazartesi
canlar
çıktınız rahman için biliyorum yollara
bıraktınız sevdiklerinizi bakmadınız ağlayanlara
ne olur yarap ayırma canları parçalara
bu yol çok kutlu biryol ama anlayanlara
biliyorum davanız iman davasıdır
istiyorsunuz kimse düşmesin ataşa amandır
zaman zor zaman elde taşınmaz nardır
allahım yardımcıları ol canlara amandır
yeşeren nesil
çıktınız rahman için biliyorum yollara
bıraktınız sevdiklerinizi bakmadınız ağlayanlara
ne olur yarap ayırma canları parçalara
bu yol çok kutlu biryol ama anlayanlara
biliyorum davanız iman davasıdır
istiyorsunuz kimse düşmesin ataşa amandır
zaman zor zaman elde taşınmaz nardır
allahım yardımcıları ol canlara amandır
yeşeren nesil
22 Ekim 2016 Cumartesi
21 Ekim 2016 Cuma
20 Ekim 2016 Perşembe
14 Ekim 2016 Cuma
12 Ekim 2016 Çarşamba
11 Ekim 2016 Salı
Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla
O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde (yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz. ﴾57﴿
10 Ekim 2016 Pazartesi
Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla
Göğe ve târıka andolsun. ﴾1﴿
Târıkın ne olduğunu sen ne bileceksin? ﴾2﴿
O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır. ﴾3﴿
Hiçbir kimse yoktur ki, üzerinde koruyucu bulunmasın. ﴾4﴿
Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın. ﴾5﴿
Fışkırıp çıkan bir sudan yaratıldı. ﴾6﴿
Bu su, bel ile kaburga kemikleri arasından çıkar. ﴾7﴿
Şüphesiz Allah'ın onu, öldükten sonra tekrar diriltmeye de gücü yeter. ﴾8﴿
Bütün sırların yoklanacağı günü hatırla! ﴾9﴿
(O gün) artık insan için ne bir kuvvet vardır, ne de bir yardımcı. ﴾10﴿
Yağmurlu göğe andolsun, ﴾11﴿
Yarık yarık çatlamış yere andolsun. ﴾12﴿
Şüphesiz o Kur'an, hak ile bâtılı ayırd eden bir sözdür. ﴾13﴿
O, boş bir söz değildir. ﴾14﴿
Şüphesiz onlar bir tuzak kurarlar, ﴾15﴿
Ben de bir tuzak kurarım. ﴾16﴿
Artık sen inkârcılara mühlet ver; onlara biraz zaman tanı! ﴾17﴿
Târık Sûresi
6 Ekim 2016 Perşembe
Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. maide süresi 8.ayet
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















